Bundan 3 yıl önce (reklam yapmaktan çekinmeyeceğim çünkü zamanında yapılmıl güzel olayı vurgulanmak sakınmak iyi olmaz.) Carrefour marketlerinde ilk önce çöp torbası, ardından diğer bilimum biyobozunur torbalar olarak piyasaya sürüldü.

Yıllardır bütün (Küresel) Dünya ülkelerinde bu tip plastik torbalar teşvik edilmekte ve kullanılmaktaydı. Şimdilerde halkımız bu olayın farkında ve bilincinde değil. Bunun gelişimide yılları alacaktır.

Bioplastın stratejisine gelirsek, Bioplast dünyadaki diğer üreticilerin kullanmış olduğu mısır nişastasından oluşan teknoloji yerine, patenti Bioplast’a ait olan bakteri ve enzimlerden oluşan eşsiz bir formül kullanarak ev tipi ve endüstriyel olmak üzere BIOPLAST markalı Bio-Bozunur Çöp Torbaları ve aynı zamanda perakende sektörü için Bio-Bozunur taşıma poşetleri üreten bir kuruluştur. Bizim teknolojimiz bakteri ve enzim kullanarak ASTM ve EN/ISO Standartlarında tamamı ile Bio-Bozunur olan ve en az ek maliyete sahip dünyadaki tek biyoteknolojidir.

“Bio-Degradable” yani “Bio-Bozunur” bakteriyel faaliyet sonucunda bozunabilen polimerler, genellikle canlı organizmaların etkinliği yoluyla çözülmeye uğrayacak şekilde tasarlanmıştır. Bakteriyel faaliyet sonucunda bozunabilen malzemelerin yapımında kullanılan biyokimyasal ajanlar, çoğunlukla HDPE ile LLDPE tipi polietilenler ile tepkimeye giren enzimlerden, sodyum tuzlarından ve oksidasyon ajanlarından oluşur. Maliyet açısından oldukça verimli, çevre dostu ve tehlikesiz olan bu biyoteknoloji, asıl olarak çöp torbaları, taşıma amaçlı poşetler, buzdolabı poşetleri, polietilen astar ve filmlerin yapımında kullanılır.

Bozunamayan plastik ürünlerin kullanımının, günlük yaşamda her geçen gün artmasına paralel olarak, bu özelliklerinden dolayı çevreye zarar verilmesi ve çevrenin kirletilmesi gibi tehlikeler söz konusudur. Bu biyoteknoloji araştırmasının gerçekleştirilme nedeni polietilenin, bakteriyel faaliyet sonucunda tamamen bozunabilecek hale getirilebilmesi içindir.

Sonuç olarak, çevresel şartlara maruz kaldıklarında, polietilen ürünlerin kimyasal kompozisyonları açısından değişim geçirmeleri sağlanmaktadır. Toprak ve su ile temas ettiğinde polietilenin kimyasal özelliklerinde ne kadar kaybın oluştuğu, plastik için uygun olan standart bir liste ile aynı zaman aralığında karşılaştırma yapılması yoluyla ölçülebilir.

Bakteriyel faaliyet sonucunda bozunabilen ürünlerimiz, polietilenin (HDPE ve LLDPE) hem atmosfer şartlarında hem de toprak veya çürümüş organik maddeli gübre altında bozulmasını ve CO2’nin açığa çıkmasını sağlayarak toprağa güç katma niteliğine sahiptir.

Plastik ürünlerin parçalanarak dağılması (yani Disintegration) süreci; morötesi radyasyon, ışık yoluyla bozulma ve yüksek enerji radyasyonuna maruz kaldıktan sonra bile plastik artıkların asıl kimyasal yapısının toprakta değişim geçirmeden kalmasıdır.

Buna karşın, enzim özelliklerinin polietilen molekül zincir sonlarının çözülme mekanizmasına yardımcı olması durumunda, Bio-bozunurluk plastikte bakteriyel faaliyet sonucu ayrışma veya alternatif olarak, zincir sonu bozunma sağlar.

Bunun sonucunda monomerik birimlerin ardı ardına salıverilmesi ve çürümüş organik maddeli gübre ile CO2 gazlarının salıverilmesi söz konusudur. Bu çözülme sürecini, termal bozulma da izler. Polietilende enzim oluşumu yoluyla tutulan bakteriyel metabolizma ile bağlantılı oksidasyon / reduction sistemleri, biyolojik ayrışma sürecini arttırmıştır. Buradaki oksidasyon kavramı, bileşiğe doğal olarak oksijen sokulmasıdır; karbonun yanarak CO2 salınması bunun tipik bir örneğidir.

Plastik ürünlerimizin “Biyolojik Bozunurluğu” çeşitli tür AMIDS içeren bir enzim oluşumu yoluyla sağlanır.

Patenti bize ait olan bu bileşik, birbirine komşu polietilen molekülleri arasındaki var olan güçleri kullanarak, hücre yüzeyinde etkin bir yüksek enerji merkezi olarak çalışır.

Polietilen kafesi içinde tutulan bakteriyel kültürünün kendine özgü olan bir soğurma gücünü kullanmaktayız. Elektron kabukları bu şekilde bozularak molekülleri içinde kararsızlık oluşturulur. Bu moleküller, artık kimyasal ve termal değişikliğe uğrama yetisine sahiptir.

İşlemi olası kılan bileşik, dizginlenmiş halde tutulan bifido bakteriyel metabolizma kültürüdür ve bu bileşik, açık havada olağan olarak bulunan mikro iklim şartlarına maruz bırakıldığında canlı biyokimyasal faaliyet uygulayan makro-moleküller içerir.

Yükseltilmiş ısılarda, bakteriyel metabolizma faaliyetinin durdurduğu ya da öldüğü konusundaki inanışın yanlış olduğu, bakterilerin sadece canlı ama uykuda askıya alınmış bir durumda kalmaları yüzünden kanıtlanmış oldu. Bu şekilde, bu bakteriler açık havada bulunan toprak ile temas ettikten sonra, atmosfer şartlarında ve normal ısılarda yeniden aktif ve varlıklarını sürdürebilir hale gelir.

Normal çöp torbaları doğaya atıldıklarında 300-400 senede dahi tamamı ile yok olmazken, Biyoteknoloji ile üretilen “Bio-Bozunur” çöp torbaları 6 ay içerisinde doğada % 100 yok olma ve aynı zamanda toprağa güç katma niteliğine sahiptir. Maliyet açısından da çok verimli olan bu Biyoteknoloji ile üretilen Bio-Bozunur çöp torbalarına geçiş, çok daha sağlıklı, temiz bir çevre ve gelecek arzu edenler için kolay ve kaçınılmaz olacaktır.